K
KALIBRE // MARKETS
İlgilendiğiniz bir varlık için özel analiz talebi oluşturun · yapay zeka destekliTALEP OLUŞTUR →
Veri canlı
Bugün 2026-05-17
🌐 TR
F1Ana SayfaF2🔍 AraştırmaF3🎓 EğitimF4🎯 TradingF5🎮 OyunF6Hakkında
Önemli · Burası bir eğitim ve veri sitesidir, yatırım tavsiyesi vermiyoruz. Kararlarınız için lisanslı bir uzmana danışın.
Ana sayfa › Bültenler › Haftanın Grafikleri
▸ Bültenler · Haftanın Grafikleri

Haftanın Grafikleri · Arşiv

Her hafta seçtiğimiz bir grafik ve sade bir yorum. Geriye dönüp piyasaların seyrini hatırlamak için bu sayfayı bir günlük gibi kullanın.

3 hafta arşivlendi

▣ Uzun vadeli tahvil getirileri üç piyasada birden yüksek 2026-05-20
ABD, Almanya ve Türkiye 10 yıl tahvil getirileri 2021-2026

20 Mayıs 2026 itibarıyla üç farklı piyasanın en likit uzun vadeli tahvili aynı anda dikkat çeken seviyelerde işlem görüyor. ABD 10 yıllık Hazine tahvili %4,67 ile yaklaşık 16 ayın zirvesinde. Almanya 10 yıllık Bund %3,16 ile Mayıs 2011'den bu yana en yüksek seviyede. Türkiye 10 yıllık devlet tahvili %33,04 ile son bir ayda 3,3 puan yükselmiş halde. Üç farklı para birimi, üç farklı para politikası rejimi, ama benzer yönde bir hareket.

Neden Üçü de Yüksek?

Ortak neden birden fazla. Birincisi, enflasyon yapışkanlığı. ABD'de Nisan TÜFE'si üç yılın en yükseğine çıktı, ÜFE Aralık 2022'den bu yana en sert sürprizi verdi. Euro Bölgesi'nde Nisan enflasyonu %3'e yükselerek Eylül 2023'ten beri en yüksek seviyeye geldi. Türkiye'de manşet enflasyon hâlâ %30'un üzerinde. Tahvil yatırımcısı uzun vadede satın alma gücünü korumak istiyor, bunun için yüksek nominal getiri talep ediyor.

İkincisi, merkez bankalarının faiz indirim umudunun erimesi. Eylül 2025'te piyasa Fed'in 2026 yılında 6 kez faiz indirmesini tartışıyordu. Bugün indirim olasılığı çok düşük, bazı tahminciler yıl sonuna kadar artırım senaryosunu konuşuyor. ECB benzer şekilde gevşeme döngüsünü duraklatma sinyali veriyor. TCMB'nin Aralık 2024'ten itibaren başlattığı ölçülü indirim adımları da yavaşladı. Merkez bankalarının indirim takvimi geriye atıldıkça uzun vadeli tahvil getirileri de yüksek seyretmeye devam ediyor; çünkü yatırımcı kısa vadeli yüksek faizin daha uzun süre süreceğine inanıyor.

Üçüncüsü, vade primi (term premium) tekrar pozitife dönüyor. 2019 ile 2021 arasında uzun tahvil tutmak için yatırımcıya neredeyse hiç prim verilmiyordu, niceliksel gevşeme dönemi bunu sıfırlamıştı. Fed'in niceliksel sıkılaşma dönemi, Hazine'nin yüksek arzı ve mali açık endişeleri vade primini tekrar pozitif bölgeye çıkardı. Almanya, AB ortak borçlanma ve savunma harcaması artışıyla benzer bir yapısal baskı altında. Türkiye için zaten yüksek olan risk primi son haftalarda 50 baz puan ek genişledi.

Yatırımcı İçin Anlamı

Yüksek uzun vade getirisi farklı varlık sınıflarına farklı yansıyor.

  • Hisse senedi: İskonto oranı yüksek olduğunda yüksek büyüme şirketlerinin değerlemesi orantısız sıkışır. Defansif sektörler (telekom, kamu hizmetleri) görece dayanıklı. ABD'de mega-cap teknoloji baskı altında, Avrupa'da savunma ve enerji öne çıkıyor.
  • Konut ve gayrimenkul: İpotek faizleri ABD'de %7 üzerinde, Avrupa'da %4-5 bandında. Talep yavaşlıyor, bu da inşaat sektörüne ve GYO'lara yansıyor.
  • Türk yatırımcı için: %33 nominal getiri kulağa cazip gelse de yıllık TÜFE'ye karşı reel getiri henüz yüksek değil. TÜFE'ye endeksli devlet tahvilleri (TÜFEX) ya da reel faiz farkını yakalayan portföy yapısı daha dengeli sonuç verir.
  • Carry trade: Türk lirası varlıkların yüksek nominal getirisi yabancı yatırımcı için cazip, ama TL'nin değer kaybetmemesi şartıyla. CDS'in yeniden genişlemesi bu hesabı bozar.

İzlenmesi Gerekenler

Önümüzdeki birkaç hafta için kritik göstergeler:

  • Haziran Fed toplantısı: Dot plot güncellemesi, 2026 indirim sayısı beklentisi.
  • ECB Haziran toplantısı: Gevşeme döngüsünün son adımı mı?
  • TCMB PPK kararı (gelecek toplantı): İndirim hızı, AOFM rejimi.
  • ABD ve Almanya Hazine ihaleleri: Talep zayıflarsa uzun uç daha da satılır.
  • Türkiye CDS: 250 baz puan üzerinde kalıcılaşırsa risk primi şişer.

Özet: Üç ekonomide birden uzun vade getirilerinin yüksek olması rastlantı değil. Yapışkan enflasyon, merkez bankası gevşeme tahminlerinin geri çekilmesi ve yapısal arz baskısı küresel bir tablo çiziyor. Türk yatırımcısı için bu hem fırsat (yüksek nominal getiri) hem risk (kur ve sermaye akışı kırılganlığı) anlamına geliyor.

Kaynak: FRED (DGS10, IRLTLT01DEM), Trading Economics, worldgovernmentbonds.com 📊 Çizim: 20 Mayıs 2026
▣ Fed indirim umudu eridi — 8 ayda 6 indirimden hiç indirime 2026-05-17
Fed indirim umudu eridi — 8 ayda 6 indirimden hiç indirime

Eylül 2025'te tahmin piyasası Polymarket'te "Fed 2026'da 6 kez faiz indirir" kontratının olasılığı %50 seviyesindeydi — piyasa, yaklaşık her Fed toplantısında bir indirimi baskın beklenti olarak görüyordu. "Hiç indirim yok" senaryosu sadece %15'ti. 17 Mayıs 2026 itibarıyla tablo tersine döndü: 6 indirim olasılığı %0.5 (-49.5 puan, neredeyse sıfır), "hiç indirim yok" %70.2 (+55.2 puan, baskın senaryo). Önümüzdeki ay yapılacak Haziran toplantısı için bile "değişiklik yok" %98 fiyatlanıyor — 5 ay önce %57.5'ti.

Kırılma ne zaman yaşandı? Aralık 2025'teki Fed faiz indirimi piyasayı doğruladı, umut yüksek kaldı; Ocak-Şubat boyunca 6 indirim senaryosu %30-50 aralığında oynadı. Asıl kırılma Mart 2026 toplantısında Fed'in faizi sabit tutması ile geldi — Powell "veriye dayalı, sabırlı" tonunu koruyunca indirim beklentisi keskin geri çekildi. 12 Mayıs'ta gelen ABD enflasyon sürprizi (yıllık %3.8, çekirdek %2.8; beklenti %3.7 / %2.7) son darbeyi vurdu: yıl sonu için indirim olasılıkları neredeyse tamamen silindi.

Sebepler eş zamanlı. Şubat sonunda başlayan İran-İsrail savaşı Brent petrolü 67 dolardan 109 dolara taşıdı (+%62), enerji üzerinden enflasyon baskısı yarattı. Trump gümrük tarifelerindeki belirsizlik ve Powell'ı görevden alma tehditleri, Fed bağımsızlığı tartışmasını alevlendirdi; ironik sonuç, Fed'in indirim yapamadığı bağımsız bir duruş oldu. ABD istihdam piyasası diri kaldı (tarım dışı istihdam aylık 150-200 bin aralığında), büyümede de aşağı yönlü sürpriz görülmedi. Bütün etkenler aynı yöne işaret etti — indirim alanını eritti.

Türk yatırımcı için anlamı. Fed faiz indirmediği sürece dolar güçlü kalır, gelişen ülke kurlarına baskı sürer. TCMB için "ucuz para döneminin geri gelmesi" beklentisi zayıfladı — küresel düşük faiz desteği yok. USDTRY 15 Mayıs'ta 45.53 rekoruyla Türk lirasının yapısal baskı altında olduğunu zaten gösterdi. Türk hisse senedi yatırımcısı için tablo: yüksek dolar, yüksek Brent ve %32.4'lük Türkiye enflasyonu, reel getiriyi sıkıştıran bir dönem oluşturuyor. Bu grafik, küresel para politikasının TL'nin geleceğini neden zorladığının özeti.

Yöntem uyarısı. Polymarket'te bu kontratların işlem hacmi 1-5 milyon dolar aralığında (orta düzeyde likidite); büyük tek bir pozisyon fiyatı geçici olarak oynatabilir. Yıl sonu yaklaştıkça olasılıkların uçlara doğru sıkışması doğal. "6 indirim" kontratının %50'den %0.5'e inişi, gerçek beklenti değişimi ile zamanın daralmasının birleşik etkisi — ikisini ayrıştırmak kolay değil. Birlikte hareket etmek, neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmez.

Fedtahmin piyasasıfaizenflasyondolar
▣ BIST 30 vs TÜFE — 5 yılda kim kazandı? 2026-05-13
BIST 30 vs TÜFE — 5 yılda kim kazandı?

2021 başından bugüne BIST 30 endeksi +%890 yükseldi (1.653 → 16.369), TÜFE ise +%684 arttı (Nisan 2026 verisine göre, endeks 16.13 → 126.55). Enflasyondan arındırılmış reel getiri: +%26.3.

Yüksek nominal getiriye rağmen enflasyon bu kazancın büyük kısmını yedi. Yine de hisse senedi, 5 yıllık ufukta TÜFE'yi geçen az sayıdaki yatırım aracından biri olarak öne çıkıyor.

Dikkat noktası: Reel getiri pürüzsüz bir çizgi değil. 2021 ile 2022'nin ilk yarısı arasındaki dönemde (grafikteki kırmızı bölgeler) BIST endeksi TÜFE'nin altında kaldı; bu süre boyunca pozisyonda olan yatırımcı reel olarak kaybetti. Genel eğilim pozitif olsa bile, giriş anının ne olduğu önemli. Kısa vadeli duygulara değil, disiplinli bir plana güvenmek daha sağlıklı bir yol gösterici.

BISTenflasyonreel getiri