K
KALIBRE // TERMINAL
Ana sayfa › Bültenler › Haftanın Grafikleri
🌐 TR← Terminale dön
Önemli · Burası bir eğitim ve veri sitesidir, yatırım tavsiyesi vermiyoruz. Kararlarınız için lisanslı bir uzmana danışın.
▸ Bültenler · Haftanın Grafikleri

Haftanın Grafikleri · Arşiv

Her hafta seçtiğimiz bir grafik ve sade bir yorum. Geriye dönüp piyasaların seyrini hatırlamak için bu sayfayı bir günlük gibi kullanın.

4 hafta arşivlendi

▣ İstihdam verisi şahin okundu: dolar güçlendi, altın ve Bitcoin düştü 2026-06-06
İstihdam verisi şahin okundu: dolar güçlendi, altın ve Bitcoin düştü

5 Haziran 2026 Cuma günü açıklanan ABD tarım dışı istihdam verisinin ardından piyasalarda klasik bir "güçlü dolar" tepkisi gördük. Veriden sonra dolar endeksi (DXY) %0,66 yükselirken, EUR/USD %0,71 geriledi. Aynı gün ons altın %3,1 düştü; grafiğin asıl dikkat çekeni Bitcoin ise haftalık tepe noktası olan yaklaşık 77.280 dolardan yaklaşık 60.710 dolara, yani %21 aşağıya indi. Faiz getirmeyen altın ile uzun vadeli ve riskli Bitcoin'in aynı anda satılması tesadüf değil; ikisi de aynı iki değişkene, yani reel faize ve dolara, ters yönde duyarlı.

Veri neden bu kadar etkili oldu? Beklentiden güçlü bir istihdam, ücret ve talep baskısının sürdüğü anlamına gelir. Bu da merkez bankasının faiz indirimlerini erteleyeceği beklentisini güçlendirir; piyasa, "daha uzun süre yüksek faiz" senaryosunu fiyatlar. Sonuç olarak tahvil getirileri yukarı gider; reel faiz beklentisi yükseldikçe getiri üretmeyen altını tutmanın maliyeti artar ve altına satış gelir, dolar ise diğer para birimleri karşısında değer kazanır.

Bitcoin neden bu kadar sert düştü? Bitcoin son yıllarda giderek uzun vadeli bir risk varlığı gibi davranıyor; reel faiz yükseldiğinde, getirisi uzak geleceğe yayılan diğer varlıklar gibi orantısız değer kaybediyor. Üstüne bir de kaldıraç var; sert düşüşlerde kaldıraçlı pozisyonların zorunlu kapanması, yani tasfiye, hareketi hızlandırıyor. Bitcoin'in zayıflığı hafta içinde başlamış olsa da, güçlü istihdam verisi riskten kaçışı derinleştirdi.

TL neden oynamadı? Grafikte göze çarpmayan ama Türk yatırımcı için en önemli ayrıntı bu: USDTRY neredeyse yatay kaldı (yaklaşık 46,04). Sebep doların zayıflaması değil; tam tersine dolar güçlendi. TL yönetimli bir kur rejiminde olduğu için doların küresel gücü USDTRY'de değil, EUR/USD ve DXY'de görünür. "Dolar bugün sakin" yanılgısına düşmemek gerekir; dolar aslında güçlendi, bu baskı yalnızca TL tarafında bastırılıyor.

Türk yatırımcı için anlamı ne? Ons altının %3 düşmesi ama USDTRY'nin yatay kalması, gram altının da gerilemesi demektir; çünkü gram altın, ons dolar fiyatının USD/TRY ile çarpılıp 31,1035'e bölünmesiyle bulunur. Yani "altın düştü" derken bu kez düşüşün kaynağı kur değil, doğrudan ons fiyatı. İthalata bağımlı sektörler içinse güçlü dolar, USDTRY sabit görünse bile maliyet tarafında sessiz bir baskıdır; çünkü küresel emtia ve ara malları dolarla fiyatlanır.

Bundan sonra ne izlemeli? Sıradaki kritik eşik, 16-17 Haziran FOMC toplantısı ve onunla açıklanacak faiz patikasıdır. Onun öncesinde üç gösterge belirleyici: ABD reel faizi (10 yıllık TIPS), altın ve Bitcoin'in ortak sürücüsüdür; DXY, doların genel yönünü gösterir; gelecek enflasyon verileri ise bu senaryoyu teyit eder ya da yumuşatır. Türk tarafında ise gram altını ons ve kur olarak ayrıştırmak, hareketin gerçek kaynağını görmenin en sağlıklı yolu.

Özet: Tek bir veri, yani istihdam raporu, dört piyasada aynı temayı çizdi; güçlü dolar, zayıf altın ve satış baskısındaki Bitcoin. USDTRY'nin sessizliği bir istisna değil, yönetimli kur rejiminin doğal sonucudur. Yatırım tavsiyesi değildir; amaç hareketin arkasındaki mantığı görünür kılmaktır.

istihdamdolaraltınBitcoinfaiz
▣ Uzun vadeli tahvil getirileri üç piyasada birden yüksek 2026-05-20
Uzun vadeli tahvil getirileri üç piyasada birden yüksek

20 Mayıs 2026 itibarıyla üç farklı piyasanın en likit uzun vadeli tahvili aynı anda dikkat çeken seviyelerde işlem görüyor. ABD 10 yıllık Hazine tahvili %4,67 ile yaklaşık 16 ayın zirvesinde. Almanya 10 yıllık Bund %3,16 ile Mayıs 2011'den bu yana en yüksek seviyede. Türkiye 10 yıllık devlet tahvili %33,04 ile son bir ayda 3,3 puan yükselmiş halde. Üç farklı para birimi, üç farklı para politikası rejimi, ama benzer yönde bir hareket.

Neden üçü de yüksek? Ortak neden birden fazla. Birincisi, enflasyon yapışkanlığı. ABD'de Nisan TÜFE'si üç yılın en yükseğine çıktı. Euro Bölgesi'nde Nisan enflasyonu %3'e yükselerek Eylül 2023'ten beri en yüksek seviyeye geldi. Türkiye'de manşet enflasyon hâlâ %30'un üzerinde. Tahvil yatırımcısı uzun vadede satın alma gücünü korumak istiyor, bunun için yüksek nominal getiri talep ediyor.

İkincisi, merkez bankalarının faiz indirim umudunun erimesi. Eylül 2025'te piyasa Fed'in 2026 yılında 6 kez faiz indirmesini tartışıyordu. Bugün indirim olasılığı çok düşük. ECB benzer şekilde gevşeme döngüsünü duraklatma sinyali veriyor. TCMB'nin Aralık 2024'ten itibaren başlattığı ölçülü indirim adımları da yavaşladı. Merkez bankalarının indirim takvimi geriye atıldıkça uzun vadeli tahvil getirileri de yüksek seyretmeye devam ediyor.

Üçüncüsü, vade primi (term premium) tekrar pozitife dönüyor. 2019 ile 2021 arasında uzun tahvil tutmak için yatırımcıya neredeyse hiç prim verilmiyordu. Fed'in niceliksel sıkılaşma dönemi, Hazine'nin yüksek arzı ve mali açık endişeleri vade primini tekrar pozitif bölgeye çıkardı.

Yatırımcı için anlamı. Yüksek uzun vade getirisi farklı varlık sınıflarına farklı yansıyor. İskonto oranı yüksek olduğunda yüksek büyüme şirketlerinin değerlemesi orantısız sıkışır. İpotek faizleri ABD'de %7 üzerinde, Avrupa'da %4-5 bandında, talep yavaşlıyor. Türk yatırımcı için %33 nominal getiri cazip gelse de yıllık TÜFE'ye karşı reel getiri henüz yüksek değil.

Özet: Üç ekonomide birden uzun vade getirilerinin yüksek olması rastlantı değil. Yapışkan enflasyon, merkez bankası gevşeme tahminlerinin geri çekilmesi ve yapısal arz baskısı küresel bir tablo çiziyor. Türk yatırımcısı için bu hem fırsat (yüksek nominal getiri) hem risk (kur ve sermaye akışı kırılganlığı) anlamına geliyor.

tahvilfaizenflasyonküresel
▣ Fed indirim umudu eridi — 8 ayda 6 indirimden hiç indirime 2026-05-17
Fed indirim umudu eridi — 8 ayda 6 indirimden hiç indirime

Eylül 2025'te tahmin piyasası Polymarket'te "Fed 2026'da 6 kez faiz indirir" kontratının olasılığı %50 seviyesindeydi — piyasa, yaklaşık her Fed toplantısında bir indirimi baskın beklenti olarak görüyordu. "Hiç indirim yok" senaryosu sadece %15'ti. 17 Mayıs 2026 itibarıyla tablo tersine döndü: 6 indirim olasılığı %0.5 (-49.5 puan, neredeyse sıfır), "hiç indirim yok" %70.2 (+55.2 puan, baskın senaryo). Önümüzdeki ay yapılacak Haziran toplantısı için bile "değişiklik yok" %98 fiyatlanıyor — 5 ay önce %57.5'ti.

Kırılma ne zaman yaşandı? Aralık 2025'teki Fed faiz indirimi piyasayı doğruladı, umut yüksek kaldı; Ocak-Şubat boyunca 6 indirim senaryosu %30-50 aralığında oynadı. Asıl kırılma Mart 2026 toplantısında Fed'in faizi sabit tutması ile geldi — Powell "veriye dayalı, sabırlı" tonunu koruyunca indirim beklentisi keskin geri çekildi. 12 Mayıs'ta gelen ABD enflasyon sürprizi (yıllık %3.8, çekirdek %2.8; beklenti %3.7 / %2.7) son darbeyi vurdu: yıl sonu için indirim olasılıkları neredeyse tamamen silindi.

Sebepler eş zamanlı. Şubat sonunda başlayan İran-İsrail savaşı Brent petrolü 67 dolardan 109 dolara taşıdı (+%62), enerji üzerinden enflasyon baskısı yarattı. Trump gümrük tarifelerindeki belirsizlik ve Powell'ı görevden alma tehditleri, Fed bağımsızlığı tartışmasını alevlendirdi; ironik sonuç, Fed'in indirim yapamadığı bağımsız bir duruş oldu. ABD istihdam piyasası diri kaldı (tarım dışı istihdam aylık 150-200 bin aralığında), büyümede de aşağı yönlü sürpriz görülmedi. Bütün etkenler aynı yöne işaret etti — indirim alanını eritti.

Türk yatırımcı için anlamı. Fed faiz indirmediği sürece dolar güçlü kalır, gelişen ülke kurlarına baskı sürer. TCMB için "ucuz para döneminin geri gelmesi" beklentisi zayıfladı — küresel düşük faiz desteği yok. USDTRY 15 Mayıs'ta 45.53 rekoruyla Türk lirasının yapısal baskı altında olduğunu zaten gösterdi. Türk hisse senedi yatırımcısı için tablo: yüksek dolar, yüksek Brent ve %32.4'lük Türkiye enflasyonu, reel getiriyi sıkıştıran bir dönem oluşturuyor. Bu grafik, küresel para politikasının TL'nin geleceğini neden zorladığının özeti.

Yöntem uyarısı. Polymarket'te bu kontratların işlem hacmi 1-5 milyon dolar aralığında (orta düzeyde likidite); büyük tek bir pozisyon fiyatı geçici olarak oynatabilir. Yıl sonu yaklaştıkça olasılıkların uçlara doğru sıkışması doğal. "6 indirim" kontratının %50'den %0.5'e inişi, gerçek beklenti değişimi ile zamanın daralmasının birleşik etkisi — ikisini ayrıştırmak kolay değil. Birlikte hareket etmek, neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmez.

Fedtahmin piyasasıfaizenflasyondolar
▣ BIST 30 vs TÜFE — 5 yılda kim kazandı? 2026-05-13
BIST 30 vs TÜFE — 5 yılda kim kazandı?

2021 başından bugüne BIST 30 endeksi +%890 yükseldi (1.653 → 16.369), TÜFE ise +%684 arttı (Nisan 2026 verisine göre, endeks 16.13 → 126.55). Enflasyondan arındırılmış reel getiri: +%26.3.

Yüksek nominal getiriye rağmen enflasyon bu kazancın büyük kısmını yedi. Yine de hisse senedi, 5 yıllık ufukta TÜFE'yi geçen az sayıdaki yatırım aracından biri olarak öne çıkıyor.

Dikkat noktası: Reel getiri pürüzsüz bir çizgi değil. 2021 ile 2022'nin ilk yarısı arasındaki dönemde (grafikteki kırmızı bölgeler) BIST endeksi TÜFE'nin altında kaldı; bu süre boyunca pozisyonda olan yatırımcı reel olarak kaybetti. Genel eğilim pozitif olsa bile, giriş anının ne olduğu önemli. Kısa vadeli duygulara değil, disiplinli bir plana güvenmek daha sağlıklı bir yol gösterici.

BISTenflasyonreel getiri